Bağımsızlık Seferberliği, Türkiye Yeşilay Cemiyeti projesidir.

Bizi Takip Et

@1920yesilay

Adres

Sepetçiler Kasrı Kennedy Cad. No: 3 Sarayburnu PK: 34110 Fatih / İSTANBUL

Telefon

444 1920
  • 14 Ocak 2026 Çarşamba

Kumar Bağımlılığında Çözümün Adresi Yeşilay

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, son dönemde sanal kumarın hızla yaygınlaşması üzerine, kumar bağımlılığına ilişkin güncel verileri ve çözüm önerilerini paylaşmak amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, psikoterapiye düzenli devam eden danışanlarda kumardan uzaklaşma oranının 10’da 8 olduğunun altını çizerek, kumar ile ilgili sorun yaşayan herkesi çözümün adresi olarak Yeşilay’dan destek almaya davet etti.

Toplantıda paylaşılan Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, kumar nedeniyle yapılan başvurular 2022 yılında 3 bin 6 iken 2023’te 3 bin 552’ye, 2024’te 4 bin 798’e ve 2025’te 5 bin 748’e yükseldi. Başvuruların yaş dağılımına bakıldığında ise, kumar oynayanların yüzde 36,7’sinin 20–30 yaş, yüzde 43,4’ünün 30–40 yaş aralığında olduğu, yüzde 15,4’ünün 40–50 yaş grubunda yer aldığı görülüyor. 20 yaş altının oranı yüzde 1,1’de kaldı. 50 yaş ve üzerindeki grupların toplam payı ise yüzde 3’ün altında seyretti. Danışanların kumara başlama yaşına göre dağılımı, riskin ne kadar erken başladığını ortaya koydu. Buna göre danışanların yüzde 34,3’ü 18 yaşından önce, yüzde 42,8’i 18–25 yaş arasında, yüzde 22,7’si ise 25 yaşından sonra ilk kez kumarla tanıştığı görüldü.

YEDAM verileri, kumara yönelmede en belirleyici etkenin sosyal çevre olduğunu da gösterdi. Danışanların yüzde 57,4’ü kumara arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını belirtirken, yüzde 20’si merak, yüzde 6,5’i boş zamanlarını değerlendirme gerekçesiyle oynadığını ifade etti.

“KAMUOYUNA ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ”

Kumar bağımlılığı ile mücadele seferberlik ruhuyla, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla mücadele verilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç önerilerini beş başlık altında sıraladı: “Yasal ya da yasa dışı diye bir ayrım olmaz. Şans, talih, bahis gibi isimler kumarı masumlaştıramaz, ortak kavram birliği sağlanmalıdır. Kumar reklamları yasaklanmalıdır. Kumara erişim kanalları daraltılarak, erişimi kısıtlayan tedbirler güçlendirilmelidir. Kumar ve dijital oyunlar arasındaki ilişki incelenerek oyunları denetleyen bir derecelendirme sistemi getirilmelidir. Kumarı özendiren içeriklere, sosyal medya fenomenlerine ve legal ya da kaçak film platformlarına katı yaptırımlar uygulanmalıdır.”

“10 DANIŞANIMIZDAN 8’İNİ KUMARDAN KURTARIYORUZ”

Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılıklarla mücadelede bireysel destek hizmetlerinin yanı sıra önleyici faaliyetlerin ve yapısal adımların da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı: “Gençlere yönelik eğitim programlarının yaygınlaştırılması, kumar reklamlarının engellenmesi, çevrim içi platformların daha etkin biçimde denetlenmesi, borç ve finansal yüklerle başa çıkmaya yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ailelerin sürece daha aktif biçimde dâhil edilmesi gerekiyor. Bu adımlar birlikte ele alındığında hem bağımlılık hem de ona eşlik eden ruhsal riskler önemli ölçüde azaltılabilir.”

Açıklamasının sonunda kamuoyuna da çağrıda bulunan Dinç, “Kumar bağımlılığı çözümsüz bir durum değil. Bize başvurup düzenli olarak psikoterapiye devam eden her 10 danışanımızdan 8’inin aldıkları destekle kumardan uzaklaştığını görüyoruz. Biz Yeşilay olarak hep şunu tekrar ediyoruz: Bağımlılık bir irade meselesi değil, tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Erken destek, anlayış ve profesyonel yardım insanların hayatını gerçekten değiştirebilir,” ifadelerini kullandı. Dinç, kumar bağımlılığı ve buna eşlik eden psikolojik zorlanmalardan kurtulmak için Türkiye’nin her yerinden YEDAM Danışma Hattı 115 aracılığıyla ücretsiz ve gizlilik esasıyla destek alınabileceğini hatırlattı.

Devamı
  • 24 Aralık 2025 Çarşamba

Bağımsızlık Öncüleri Zirvesi’nde 2026 Yılı “Bağımsızlık Yılı” Olarak İlan Edildi

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Yeşilay Ailesi’ni bir araya getiren “Bağımsızlık Öncüleri Zirvesi”ni 19-20 Aralık tarihlerinde gerçekleştirdi. Zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk ile Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu üyeleri katıldı.

Zirve kapsamında Emine Erdoğan, YEDAM’dan danışmanlık ve sosyal hizmet desteği alan bağımlılık danışanlarının atölyelerde ürettiği el sanatları ürünleri hakkında bilgi aldı. Erdoğan, danışanların “Renklerini Yeniden Kazananlar” başlığıyla kaleme aldığı teşekkür ve geri bildirim notlarını da inceledi.

“BAĞIMLILIK ASLA TOLERANS GÖSTERİLMEMESİ GEREKEN BİR TEHDİTTİR”

Etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, bağımlılıkların aile, sosyal, okul ve iş hayatı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkati çekti. Küresel ölçekte her yıl 3 milyondan fazla insanın alkol ve uyuşturucu, yaklaşık 7 milyon insanın ise sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Erdoğan, aile içi şiddet, boşanmalar, ekonomik zorluklar, işsizlik ve suça sürüklenme gibi pek çok toplumsal sorunun temelinde bağımlılıkların yer aldığını vurguladı.

Bağımlılıkların çevresel etkilerine de değinen Erdoğan, Türkiye’deki 20 milyon sigara kullanıcısından geriye kalan izmaritlerin yıllık yaklaşık 5 bin çöp kamyonunu dolduracak hacme ulaştığını ifade etti. Bu izmaritlerin yalnızca üçte birinin toplanabildiğini belirten Erdoğan, doğaya karışan yaklaşık 100 milyar izmaritin içerdiği ağır metaller, nikotin ve zehirli maddelerle su ve karasal ekosistemlere ciddi zarar verdiğini söyledi.

Emine Erdoğan konuşmasını, “Bağımlılıklar insanı, aileyi, toplumu ve doğayı sessizce tüketen, asla tolerans gösterilmemesi gereken bir tehdittir” sözleriyle tamamladı.

2026 “BAĞIMSIZLIK YILI” İLAN EDİLDİ

Program kapsamında konuşan Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Yeşilay’ın 2026 yılına yönelik hedeflerini ve kurumsal beklentilerini katılımcılarla paylaştı. Yeşilay’ın bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları değerlendiren Dinç, önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projelere ilişkin yol haritasını aktardı. Bu kapsamda, bağımlılıklarla mücadelede önleyici, kapsayıcı ve sürdürülebilir projelerin artırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığı vurgulandı.

Bağımlılıklarla mücadelede topyekûn bir toplumsal kararlılığı ifade eden Bağımsızlık Seferberliği doğrultusunda, 2026 yılı “Bağımsızlık Yılı” ilan edildi. Bu vizyon çerçevesinde Yeşilay’ın, önleyici çalışmalarını güçlendirmeyi, hizmet kapasitesini artırmayı ve bağımsız bir gelecek için etki alanını daha da genişletmeyi hedeflediği ifade edildi.

Devamı
  • 12 Aralık 2025 Cuma

Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadelede Küresel Yol Haritası: Dünyaca Ünlü Uzmanlar Yeşilay Öncülüğünde Bir Araya Geldi

Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ülke Ofisi iş birliğiyle bu yıl üçüncü kez düzenlediği Davranışsal Bağımlılıklar Toplantısı’nın açılışını 10 Aralık 2025 tarihinde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Merkezinde gerçekleştirdi. 

Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu, davranışsal bağımlılıklar alanında farkındalık oluşturmak, politika süreçlerine katkı sunmak ve etkili çözümler geliştirmek amacıyla faaliyetlerini ve iş birliklerini kararlılıkla sürdürüyor. Uluslararası Yeşilay Federasyonu (UYEF), Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ülke Ofisi iş birliğiyle düzenlenen 3. UYEF-DSÖ Davranışsal Bağımlılıklar Toplantısı, 25 ülkeden 52 katılımcıyı bir araya getirdi.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç’in ev sahipliği yaptığı etkinliğe; DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah, Yale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marc Potenza, Lübeck Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hans-Jürgen Rumpf, Avustralasya Bağımlılık Tıbbı Bölümü Başkanı John B. Saunders, dünyanın farklı bölgelerinden akademisyenler ve klinik uygulayıcılar, ülke Yeşilayları temsilcileri ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu üyeleri katıldı.

DOÇ. DR. MEHMET DİNÇ: “DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLARLA MÜCADELEDE DAHA HIZLI HAREKET ETMEMİZ GEREKİYOR”

Toplantının açılış konuşmasında sosyal medya platformları, çevrim içi kumar, oyunlar ve dijital ekosistemler tarafından beslenen davranışsal bağımlılıkların dünya genelinde milyonlarca insanı etkilediğine dikkat çeken Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Günümüzde dijital platformlar; dikkati sürekli üzerinde tutmak, davranışları yönlendirmek ve bağımlılık yaratmak amacıyla tasarlanıyor. Bunun bedelini ise çoğu zaman ruh sağlığı, finansal istikrar, aile refahı ve toplumsal bütünlük ödüyor. Dünya genelinde birçok hükümet bu tehlikelerin giderek daha fazla farkına varıyor. Reklam kısıtlamalarından yaş doğrulama sistemlerine, algoritmik şeffaflık gerekliliklerinden kumar ve oyun ortamlarında harcama limitlerine kadar umut verici düzenleyici adımlar atıldığını görüyoruz. Ancak hepimizin de bildiği gibi, düzenlemelerin hızı tehdidin boyutuna yetişemiyor. Bu nedenle davranışsal bağımlılıklarla mücadelede çok daha hızlı ve kararlı adımlar atmalıyız. Bu tür toplantılar, ortak akıl üretmek ve etkili çözümler geliştirmek açısından büyük önem taşıyor.”

Dinç, konuşmasında ayrıca uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ile daha kapsamlı, bütüncül önleme ve tedavi sistemlerinin geliştirilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Toplantıya video konferans yoluyla katılan Birleşik Krallık Parlamento Üyesi Dr. Beccy Cooper, İngiltere’de artış gösteren kumar bağımlılığına dikkat çekerek, kumarın yol açtığı zararların bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Kumar reklamlarının giderek yaygınlaştığını belirten Cooper, başta kumar reklamlarının yasaklanması olmak üzere, sektörün pazarlama yöntemleriyle mücadele edecek kapsamlı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLARDA HALK SAĞLIĞI VE TANI SÜREÇLERİ MASAYA YATIRILACAK

10–12 Aralık tarihleri arasında üç gün boyunca sürecek toplantıda, bağımlılık yapan davranışlara yönelik halk sağlığı yaklaşımının kapsamı, niteliği ve süreçleri tartışılırken, halk sağlığı eylemleri bütününde erken tanı ve tanı prosedürlerinin rolü ele alınacak. Toplantı kapsamında, bağımlılık yapan davranış bozukluklarının belirlenmesi ve tanısının kolaylaştırılması amacıyla mevcut tanı prosedürleri ve değerlendirme araçları gözden geçirilecek.

Bağımlılık yapan davranışların halk sağlığı boyutuna ilişkin çalışmaları ileri taşımayı ve tanı prosedürlerine odaklanmayı hedefleyen toplantının ardından, davranışsal bağımlılıklar alanında küresel ölçekte uzmanları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek güçlü bir iş birliği ağı oluşturulması amacıyla bir platform kurulması planlanıyor. Ayrıca, DSÖ tarafından geliştirilen Bağımlılık Yapan Davranışlara Bağlı Bozukluklar için Tanısal Görüşme Programı'nın (DISDAB) programının UYEF-DSÖ iş birliği ile standardizasyonu ve dünya genelinde yaygınlaşması hedefleniyor.

Devamı
  • 04 Aralık 2025 Perşembe

Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nden “Çocuk Dostu Dijital Oyun Derecelendirme Sistemi” İçin Kapsamlı Çalıştay

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, çocukların dijital iyi olma hâlini önceleyen “Çocuk Dostu Dijital Oyun Derecelendirme Sistemi”nin geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalıştay düzenledi.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, alkol, tütün, madde ve kumar bağımlılığının yanı sıra dijital bağımlılıklarla ilgili farkındalık oluşturma ve politika geliştirme çalışmalarını da aralıksız olarak sürdürüyor. Bu kapsamda Yeşilay, Medya Okuryazarlığı Araştırmaları Dergisi’nin paydaşlığında, Çocuk Dostu Dijital Oyun Derecelendirme Sistemi geliştirilmesi amacıyla 4 Aralık 2025 tarihinde “Çocukluk ve Çocuk Dostu Dijital Oyunlar Çalıştayı” gerçekleştirdi.

Çalıştay, Türkiye’de ve küresel ölçekte dijital oyun ekosistemini bütüncül olarak değerlendirmeyi, elde edilen bulgular doğrultusunda çocukların üstün yararını esas alan, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir oyun derecelendirme sistemi tasarlamayı hedefledi. Çalıştayda, dijital oyunlara erişimin her geçen yıl artması ve pazarın önemli bir bölümünü 18 yaş altı oyuncuların oluşturması nedeniyle, şiddet, pornografi, uyuşturucu kullanımı ve ağır dil gibi riskli içeriklerin çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine verebileceği zararların dikkatle değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu nedenle yaşa uygunluk sınıflandırmalarının titizlikle yapılmasının kritik önem taşıdığı ifade edildi. Ayrıca bu durumun, güvenilir ve kültürel açıdan kapsayıcı derecelendirme sistemlerine duyulan ihtiyacı daha da görünür hâle getirdiğine dikkat çekildi.

Çalıştayın tartışmaları dört ana başlık altında yürütüldü. İlk oturumda, Medya Okuryazarlığı Araştırmaları Dergisi Baş Editörü Prof. Dr. Hediyetullah Aydeniz moderatörlüğünde mevcut oyun derecelendirme sistemlerinin güçlü ve zayıf yönleri, çocukları korumaya yönelik mekanizmaların gerekliliği ve Türkiye menşeli bir sistemin küresel oyun dünyasına sağlayabileceği katkılar değerlendirildi. İkinci oturumda, bir kavram olarak çocuk ve çocukluğun ne ifade ettiği ele alınarak, Türkiye’nin kendi çocukluk anlayışları ile dünyadaki hâkim yaklaşımlar karşılaştırıldı ve yeni bir sistemin bu farklılıkları nasıl kapsayabileceği tartışıldı.

Öğle arasının ardından gerçekleşen üçüncü oturumda, Yeşilay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Şentürk moderatörlüğünde dijitalleşmenin çocukluk deneyimini nasıl dönüştürdüğü, “dijital çocukluk” ve “çocuk dostu olmak” kavramlarının günümüzde gençlerle ilişkisi ele alındı. Kapanış oturumunda ise yapay zekâ ve derin dijitalleşmenin çocukluk kavramına getirdiği yeni koşullar, yeni riskler ve ortaya çıkan kavramsal arayışlar değerlendirildi. Yapay zekâ destekli içerik üretimi, algoritmaların çocuk davranışına etkileri, veri gizliliği ve yeni teknoloji ekosistemi içinde korunma mekanizmaları gibi başlıklar üzerinde duruldu.

Çalıştay sonucunda elde edilen değerlendirmeler ve önerilerin, yalnızca Türkiye’de değil bölgesel ve küresel düzeyde de uygulanabilir bir “Çocuk Dostu Dijital Oyun Derecelendirme Sistemi”nin geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor.

Devamı
  • 02 Aralık 2025 Salı

Yeşilay'dan Tütün Bağımlılığına Karşı Acil Eylem Çağrısı

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, 2 Aralık 2025’te Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirdiği basın toplantısında, tütün bağımlılığına ilişkin verileri ve tütün bağımlılığıyla mücadelede yol haritasını içeren ‘Yeşilay Türkiye Tütün Raporu 2025’i kamuoyuyla paylaştı.

105 yıldır bağımlılıklarla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, “Bağımlılıkların Ekonomiye Maliyeti Raporu” ve “Türkiye Kumar Raporu”nun ardından tütün bağımlılığına odaklanan yeni çalışması "Yeşilay Türkiye Tütün Raporu 2025"i düzenlenen basın toplantısında kamuoyu ile paylaştı. Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Yeşilay Genel Başkan Yardımcıları, Yönetim Kurulu Üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

Yeşilay Bilim Kurulu ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) iş birliğiyle hazırlanan rapor, tütün kullanımının Türkiye’deki yaygınlığını, genç nüfus üzerindeki etkilerini, kullanım eğilimlerini ve profesyonel destek süreçlerini kapsamlı verilerle ortaya koydu.

Rapor, tütün bağımlılığının demografik yapısını, yaş ve cinsiyet dağılımını, sigaraya başlama yaşını ve erken başlama eğilimlerini ele aldı. Ayrıca tütün kullanım sıklığı ve tüketim alışkanlıklar değerlendirilirken, elektronik sigara kullanımındaki artış incelendi. Tütün bırakma girişimine dair verileri, bırakma motivasyonlarını ve karşılaşılan engelleri analiz eden rapor, bağımlılıkla mücadelede sunulan profesyonel destek hizmetlerini ve YEDAM Modeli kapsamındaki psikososyal müdahaleleri de kapsamlı bir biçimde aktardı.

YEDAM’DA BİR YIL TAKİP EDİLEN ALTI DANIŞANDAN BEŞİ SİGARAYI BIRAKIYOR

YEDAM verileri, sigaraya başlama yaşının 16’ya düştüğünü, sigara kullanan bireylerde ortalama kullanım süresinin 23 yıl, günlük tüketim miktarının ise 22 adet olduğunu gösterdi. Danışanların %77’si daha önce bırakmayı denemiş olsa da bu girişimlerin %77,5’inin bir yıldan daha kısa sürdüğü belirlendi. Bulgular, kullanım süresi ve tüketim miktarı arttıkça bırakmanın zorlaştığını, buna karşılık psikososyal destek ve ilaç tedavisinin birlikte uygulanmasının bırakma başarısını belirgin şekilde yükselttiğini ortaya koydu. YEDAM ile yapılan ilk takip görüşmesinde danışanların %64,5’inin tütün kullanmamayı sürdürdüğü, 12 aylık takip sonunda ise bu oranın %84,8’e (Altıda beş) yükseldiği görüldü. Bu artış, telefonla yapılan takip görüşmelerinin iyileşmeyi önemli ölçüde desteklediğini gösterdi.

DOÇ. DR. MEHMET DİNÇ: “TÜTÜN BAĞIMLILIĞI DİĞER BAĞIMLILIKLARDAN DAHA MASUM DEĞİL”

Yeşilay’ın 105 yıldır bağımlılıklarla mücadelede kesintisiz bir çaba yürüttüğünü belirten Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın hem birey hem toplum açısından yaşanabilecek en ağır sorunlardan biri olduğunu vurguladı. Hiçbir bağımlılık türünün masum, zararsız veya kabul edilebilir görülemeyeceğini ifade eden Dinç, "Bir bağımlılığı masum görmek, diğer bağımlılıklara geçişi kolaylaştırıyor. Bu nedenle bağımlılıklara karşı toplumsal direncin korunması ve herkesin bu konuda sorumluluk üstlenmesi büyük önem taşıyor" dedi.

Tütün bağımlılığının diğer bağımlılık türlerinden daha az zararlı ya da daha masum olmadığını belirten Dinç, dünya genelindeki verilerin bu gerçeği net biçimde ortaya koyduğunu kaydetti. Dünya çapında her yıl 8 milyon kişinin, Türkiye’de ise 100 binin üzerinde insanın tütün nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatarak, "Tütün bağımlılığını diğer bağımlılıklardan daha az zararlı, daha az masum görmemiz mümkün değil. Dünyada 2 milyon kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor, bunun yüzde 85’i sigaradan kaynaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre tütün bağımlılığı dünyada en normalleştirilmiş ölüm nedeni. Bu tablo ne kabul edilebilir ne de görmezden gelinebilir" diye konuştu.

“ELEKTRONİK SİGARA GELENEKSEL SİGARADAN DAHA BÜYÜK RİSK OLUŞTURUYOR”

Yeni nesil nikotin ürünlerinin de gençler için artan bir tehdit haline geldiğine dikkat çeken Dinç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“E-sigaranın daha az zararlı olduğu yönündeki algılar gerçeği yansıtmıyor. Bu ürünler hem tasarımları hem de agresif pazarlama stratejileri nedeniyle özellikle çocuklar ve gençler için geleneksel sigaradan bile daha büyük bir risk oluşturuyor. Aromalar, renkli ambalajlar ve dijital platformlardaki hedefli reklamlar, gençleri nikotinle tanıştıran yeni bir kapı hâline gelmiş durumda. Diğer yandan elektronik sigaralar, sigarayı bırakma aracı gibi pazarlanmasının aksine diğer tütün ürünlerine geçişi kolaylaştırıyor. Bu nedenle, tütün ve nikotin ürünlerinin toplumda normalleştirilmiş bir davranış gibi görülmesine karşı güçlü bir toplumsal tutum geliştirmek zorundayız. Erken yaş gruplarına yönelik önleme programlarını yaygınlaştırmak, ebeveynleri ve eğitimcileri bilinçlendirmek, politika yapıcılarla birlikte savunuculuk çalışmalarını güçlendirmek hayati önem taşıyor.”

Dünyada tütün bağımlılığına karşı uygulanan etkili önlemlere dikkat çeken Dinç, Türkiye’de de benzer koruyucu adımların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda; okullar, dershaneler ve öğrenci yurtları çevresinde en az 100 metre mesafe şartının zorunlu hale getirilmesi, tütün ürünlerinin vitrin ve raflarda teşhirinin ile dışarıdan görünürlüğünün tamamen yasaklanması, dumansız hava sahasının kapsamının genişletilmesi, dijital mecralarda tütün tanıtımlarının sıkı bir şekilde denetlenmesi ve elektronik sigara satış yasağının kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

PROF. DR. TAYYİB KADAK: “YEDAM’A BAŞVURANLARIN YALNIZCA YÜZDE 7’Sİ SİGARAYI SORUN OLARAK GÖRÜYOR”

Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'nin (YEDAM) ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı psikoterapi ve sosyal hizmet desteği sunduğunu belirten Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak ise bağımlı kişilerin psikolojik destek almaktan çekindiğini bu nedenle güvenli bir ortam sağlanmasının tedaviye katılımı artırdığını ifade etti.

Kadak, YEDAM’ın kapsamlı bir değerlendirme süreci ve kişiye özgü tedavi modeli uyguladığını vurgulayarak, “Bağımlılık bir irade sorunu değil, bir beyin hastalığıdır. Bu çerçevede süreklilik ve profesyonel destek, tedavi sürecinin en önemli unsurlarıdır.” dedi. Toplumun tütün bağımlılığına karşı duyarsızlaştığına dikkat çekerek "Tütün bağımlılığı çoğu zaman bağımlılık olarak görülmüyor. YEDAM'a başvuranların yalnızca %7'si sigara kullanımını gerçek bir problem olarak görüyor. Bu da bize tütünün toplumda ne kadar normalleştirildiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Kadak, ayrıca elektronik sigaradaki tasarım ve pazarlama stratejilerinin 18 yaş altındaki gençlerde kullanım oranlarını artırdığını, e-sigaraların da geleneksel sigaralar ile aynı bağımlılık mekanizmasına sahip olduğunun altını çizdi.

Raporu incelemek için tıklayınız.

Devamı

Takip Et

Makaleler